BİZLER KÖYDEYKEN 4. SAYFA

11.01.2024


BİZLER KÖYDEYKEN ( 4. SAYFA )

Ekinler dağdan iner ama İşte bundan sonra bir başka macera daha başlar..Bu ekinler dağdan indikten sora düvenlerle ezilip samanla buğdayı bir birinden ayırma işlemi süreci başlar.Günlernen düven denen 80 cm genişliğinde 2 metre uzunluğunda.2 kanat tahta birbirine montajlanmış.Alt kısımlarına keskin çakmak taşları çakılmış.Öküzlerin taşıması için bir düzenek yapılmış.Bu düvenin üstünde bir kişi oturur.Öküzlere deh deyip işe başlanır işte o bizim için en zevkli işimiz olur Ama hava çok sıcaksa bu biraz çileye dönüşürdü.sıcak bir taraftan samanın tozu bir taraftan.Ama mecbursun bu işi yapmak zorundasın başka bir şansın yok.Düven sürmede .bir marifet bu işin ustası Mevlüt abimin büyük oğlu Mihrali idi.Öküzleri sapın üzerinde dans ettirird.Yalnız ona güvenip teslim ederdim. çünkü abilerimde bana emanet ederlerdi düven işini.İkimiz ortaklaşa bu işi günlerce devam ettirip bitirirdik.herkesin bir görevi vardı orda bizim görevimizde düve sürmekti..Yapmazsan aç kalırsın.

DÜVEN

Hiç unutulurmu içte kalan hatıra.

Azmı çanak tuttuk öküzlerin bokuna.

Yandık kavrulduk sıcak güneş altında.

Asla silinmedi hepsi bir bir aklımda.

 

Haydi kabadan diyerek çıkardı nara.

Birde iskemle birde minder vardı altımda.

Sürülen ya buğday harmanı yada arpa.

Sürülmeyle bitmezdiki kocaman hayma.?

 

Gardaşım bak yine gittik ta eskilere.

Düven ile başlayıp daldık ezgilere.

Bir goresim geldiki o eski günlere

Suyu dikerdik kafaya ayran tasıyla.

 

Modullu mesesle öküzlere dürterdik.

Hem iş yapardık hemde türkü söylerdik.

Öğlen oluncada evden azık beklerdik.

Eve haber uçururduk çoluk çocukla..

 

Günlerce öküze deh deyip deli danalar gibi harmanın etrafında dolaşırdık.Arada bir ağabeylerimden birileri veya yengemlerden birisi dövenle sürülen sapları alt üst yapardı.karıştıması lazımki hepsi ezilsin diye.Birinci serdikleri ezildiğinde üstüne bir fasıl daha serersin o zaman iki kişi karşılıklı girişirler ellerinde dirgenler .adam boyu sererler ve böyle devameder koca hayma bitene kadar.Hele bu işi biz yaparken harmanı olmayan bu işe heveslenen çocuklar imdadımıza yetişir düven üstüne onlar binerdi.Bizde dinlenirdik gölgelerde.Çokta güvenemezdik çocuklara çünki oda bir ustalık isterdi.Öküzleri idare etmek harmanın nerelerinden gidilmesi gerek.Bir kişide hep etrafta dağılanı toplardı.Günler sonra nihayet harmanı sürme sapı ezme işi biter.Harmandaki sürülen saplar saman ve içinde karışık buğday haline gelir.Bu toplanıp bir beşik çatı gibi öbek halinde yığılır ve rüzgarın esmesi beklenir.Çünki bu harman rüzgarın esmesiyle savrulup saman buğdaydan ayrılması gerekir.Rüzgarın esmesi gece veya gündüz fark etmez.Rüzgar esmeye başlayınca hemen üç beş kişi toplanır Herkesin elinde birer tane yaba harman savurmaya başlarlar.Kısa zamanda işi bitirirler .Saman bir tarafta buğdaylar bir tarafa yığılır.Daha sonra samanlar samanlığa buğdaylar anbarlara doldurulur.Daha sonra buğday evin zahiresi için gerektiği kadar ayrılır.Yıykamak için yunaklara götürüp yıykanıp temizlenir .Bu işide genelde bayanlar yapar.Yıkandıktan sonra damlara büyük sofralar üzerine serilerek kurutulur.Değirmende un bulgur gendime yapmak için hazırlanır.Kazanlar hazırlanıp bulgurlar kaynatılır.O bulgurlar kaynatılışına hedik deriz.Onu cevizle beraber yemesi ne kadar hoş olur.Hedikler yine sofralara serilip kurutulur.Değirmene götürüp Bulgur yapılır O gendime ( Yarma )yaparken kepekleri çıkar onları bizler köpeklerein yalına katardık.Meğer ne kadar faydalı ve lezzetliymiş tabi onu sonradan öğrendik.Bu kepeği bazı aileler şimdiki simit gibi yapar tandırda pişirirlerdi onada gilikli denirdi. ..

4.SAYFA SONU

https://www.siirinhasi.com/siirler/bizler-koydeyken-4-sayfa-2252.html

Şair:Süleyman Özpınar.15.01.2019.Şiirinhası




Bu şiirin her türlü telif hakkı kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin almadan kopyalanması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına göre suçtur.