O senin hasretine hergün ,
Keremin aslıya yandığı gibi yandım.
Benim gözümde erişilmez çınarsın
Ta zirvene tırmandım, tırmandım,
Hiç senin zirvene ulaşamadım
Bak şimdi sen sadece resimlerde,
Ve içimde ukde kaldın.
Yıllar yılları kovalarken gençlikte.
Mitili gurbet ile serdim efendim.
O zamanlar bizlere dünya toz pembe.
Bir karışık girdaba girdim efendim.
Üstü üstüne gelen etkin darbeler.
Ne yöne koştuysamda gelip enseler.
Hep yüzüme kapandı açık perdeler.
O sayfadan hepsini sildim efendim.
Gurbet sılayı çok sevenler için zor.
İçten yanar sönmeyen alev ve kor.
Gözler yaşlarla dolu dudaklar mor.
Gurbeti gurbette olanlara sor..!
Gurbeti yurt için yananlara sor
Bir gün güldüm ise yarın ağladım.
Selam olsun size candan dostlarım.
Hep bu gurbet elde gezdim dolaşdım.
Gurbeti gurbette solanlara sor.
Gurbeti gurbette olanlara sor.
Ah babalar,babalar sessizce giderler
Sağlığında kıymetini bilemeyenler.
Kaybettikten sonra kafaları dank eder.
Zaman geçtikce ciğeri delerde geçer.
Elinizde baston idi başta şemsiyen.
Bedava korumanızdı candan yürekten.
Sokaklarda yalnız ürkek,ürkek gezerken
Omuzlarına kabuslar çökerde geçer.
Bakınca sima tanıdık geldimi?
Bir anda hatırlamadım ismini.
Tohmada hiç beyaz donla çimdinmi?
Bizim günümüz hep orda geçerdi.
Randevu yerimiz bile oraydı.
Parkımız,aşkımız güzel alandı
Yaş günü mumları orda yanardı.
Bir devirin mekanı viran edildi...!
Kayseri'yi geçince gelir pınarbaşı
Ta oralardan burnuma kokarsın Gürün.
Ziyaretide geç bulursun mazıkıranı
Uzaktan bakıncada güzelsin Gürün.
Malatya'nın Darende sınırındadır
İki dağın arasında gizli saklıdır
O kaysıların varya baldan tatlıdır.
Her bahar beni çekersin Gürün.
Güneş vurmuş baksan karlar üstüne .
Davul zurna yakışır,Canım GÜRÜN 'e
Karlı bahçelerinde halay çekmeye.!
Kalkın gidelim artık Aşkım GÜRÜN'e
Nedir artık bu gurbet Allah aşkına?
Hasret kaldık be ekmeğine aşına.
Bem beyaz tüllerini takmış başına.
Ne güzelde yakışmış Nazlım GÜRÜN 'e .
Aşığım ben bu Gürün’e deli gibi aşığım.
Daşına ,toprağına,
Bir kaysı dalında öten kuşuna.
Yerlerde gördüğün çörüne çöpüne.
Bakkalda çökelik dolu küpüne.
Çobanın keçiden sağdığı ,
bir cingil keçi sütüne.
Aşığım ben aşığım Gürün’ün her şeyine.
Kahvede oturan Hasan emmiye,
Soy bir şah elması ,afiyet olsun
Kaysılar kirazlar sırayla gelsin
Servis tabağına özenle konsun
Meyve dolup taşmış yiyenler gelsin.
Sıra sıra bahçe asma üzümler
Genç kızlar oturmuş yaprak dizerler
Binbir dertleri var bekler çözümler
Dertlere bir çare bulanlar gelsin.
Domates bademin kokusu geldi
Derde deva dutlar dalından yendi
Tandır ekmeğiyle çökelek hani?
Ekmeğin koluna takanlar gelsin
Yoğurt tabağına pekmez dökerler
Nohut tarlasından dumanlar tüter
Sanırım orada fitil üterler
Nefis kokuları alanlar gelsin.
Neler hazırlamış Özpınar size
Bir maşallah deyin gelmesin göze
Bunların hepisi doğal ve taze
Gürün yollarını tutanlar gelsin.
Şair;Süleyman ÖZPINAR
Şiirinhası 09,05,2024
Şu yalan dünyada bir odan varsa
Dünyanın en mutlu insanı sensin
Açarsın kapını o duygu başka
Bir dilim ekmeğin soğanla yersin..
Eyvallahın asla kimseye olmaz
Kutsal çatınıza baykuşlar konmaz
Hiç bir zaman gülen yüzlerin solmaz
Gülerken dahi bir başka gülersin.