DELİ RÜZGAR.

30.06.2019


DELİ RÜZGAR.

Bir garip babanın günlük yaşantısı ve çektiği acı.

Anlatırken halen dudaklar titriyor gözleri çakmak çakmaktı.

3 çocuk birde hanım vardı diyerek söze başladı.

Yaz güneşi bizim sırtımıza ezelden beri hiç doğmadı.

Mevla sanırım doğuştan bizim kaderimizi böylemi yazdı?

Hep aynıdır,baharı görmeden kış gelip çattı.

Yemek bulup sofraya oturur oturmaz

Çocuklar et sanırdı foradaki kırmızı yamayı.

Çünkü eve hiç et girmezdi.

Kasap dükkanının camına gidip seyrederlerdi.

Un dersen zaten evimizde eskiden beri bulunmazdı

Lazım olmadığı içindir herhaldeki.

Çocuklar üşümesinler diye,

Bizim hanım ekmek tahtasını ocakta yaktı.

Büzüşüp dururduk ocaktaki közün başında.

Kimisi üç veya beş birisde sıfır yaşında..

Dağ taş dolaşırdım dibi delik kurumuş çarıkla.

Gücümüz yetmezdi bir çift sağlam papuca.

Yalangı kökü,kurumuş keven toplardım sırtımda getirecek kadar.

Zaten kendimize ait tarlamızda yoktu.

Birileri derseki git ek şu bizim tarlayı.

Bulursak ekerdik bir külek buğday,bir çanak arpa,

Bir komşudanda öküzleri çütü alırdım bir günlüğüne.

Bende kendine çalırdım 2 gün biri ökülerin,biride çütün yerine.

Genelde çeşme başını seçerdik köyün içinde

Çok acıkırsak bir avuç su el kadar ekmek kurusu yemeye.

Taze ekmek bulursak oda kurusuna katıkt olurdu..

Halbuki herkesten önce kalkıp otururdum kapıdaki sekiye.

Beklerdim güneşin doğmasını.

Çünkü ev buz gibi soğuktu.

Çocukların üstüne örtmüştüm benim üstümdeki yüzsüz yorganı.

Ama benim üzerime o güneş asla doğmazdı.

Tam güneş doğuyo derken gökten yine yükselirdi gara bulutlar.

Beni dondurmak için uğraşıp dururdu ,

Bir deli rüzgar...!

 

Şair:Süleyman Özpınar.(  Şiirin Hası. )05.31.2019.

 

 




Bu şiirin her türlü telif hakkı kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin almadan kopyalanması 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına göre suçtur.